5.02.2015

Dedikodu 01

Alfred Wölfli, 1930'da, 66 yaşında Waldau'da öldü. Bern'deki bu akıl hastanesine psikopati teşhisiyle kapatılmıştı. Taciz mağduruydu, tacizciydi; çocukluktan, çocuklara, sırasıyla. Psikiyatrik tanılar o zaman da psikopatoloji değerlendirmesini tam olarak yansıtmıyordu. Hele kapatma denetim barınak işlevlerinin hepsini gören kliniklerde, hiç. İdari amaçla kullanılanlar, hiç.
     Wölfli'nin ince ince çiziktirdiği renkli resimlerin Fransa'daki art brut'ün, ham sanatın benzeri olduğu söyleniyor. İngilizce'de outsider art: İmza atanlar, dışarlıklılar, ressam sayılmayanlar, camiaya ait olmayanlar, alaylılar. Ham, yontulmamış, amatör, niteliksiz. Avustırya'da Kunst von Innen: İçerden gelen resim: İçerdeki dışarlıklıdan gelen. İçten gelen olabilir, olmayabilir; samimiyetle ilgisiz.
     Çiziktirmenin amacı, sıkıntıdan kurtulmak, tekdüzeliğe tahammül etmek mi? En azından Wölfli için? Dışarda bulamadığı zevki gitgide içerde bulmaya başladıysa sonradan?
     Belki çiziktirmeden çizmeye geçmiştir, kendi içine daldığında gördüğünü ifade etmeye değer bulduysa?
    Sonradan psikopati tanısına şizofreni tanısı eklenmiş.
     Depo hastanelerin, hasta kadar doktoru da yoksullaştıran, içini boşaltan boşluğu vardır. Bakırköy'deyken depo servis vizitlerinde beynim som sütlaç olurdu. Vizit, yani, nasılsın, iyiyim, nasıl hemşiranım, iyi, ordır, aynı, 40 mg Norodol.
     Sakinler sıraya dizilip sakinleştirici dozu ayarlamamızı beklerdi, topumuzun aklımız kıtalırdı.
     Hastaların akıllarının sadece depo hastanelerde yoksullaştığına en iyi delili sunan çalışma, kanımca Heaton'ın takip çalışmasıdır. Heaton, meşhur Wisconsin Kart Eşleme Testi'ni geliştirmiş olan psikologdur.
     Düz yazı yazmak ne ağır iştir, nasıl bir disiplinmiş, hayranım. Ulysess' in Bloom'una esin olan Svevo, Svevo ile galiba Kafka'nın, ama Svevo'nun kesin, izinde, işte oralarda İsviçre Avusturya dolanan Tezer Özlü, hep acımayanlar kendilerine hiç.
     Wölfli'nin Waldau'da öldüğü yıl, dört yıl sonra Waldau'dan az ötedeki Burghölzli'ye, Zürih akıl hastanesine yatacak olan Lucia Joyce, Joyce'un, James Joyce'un, Bloom sayesinde iyice özgürleşen James Joyce'un kızı, Samuel Beckett'le görüşmeye konuşmaya çıkmaya flört etmeye başladı. Beckett Lucia'yla tanışmamış olsa kızın akıl hastalığı fark edilir miydi, çünkü annesiyle babası, James Joyce - Nora Barnacle, yekvücut idiler, gözleri dışarıya kapalıydı. Sanatçının yaşlanmakta olan bir adam olarak gözleri.
     Psikanalizi hor gören James Joyce'un akıl hastanelerine yönelik tutumunun bilgisinin önbilgisinin yargısının ne olduğunu bilmiyorum. Lucia'yı, psikanalizle gelgitli Freud'la da tam bi valansı-değişken bi ilişkisi olan Bleuler tedaviye alamazdı. İçine bakma eğiliminin deliliğin temel taşı olduğunu gören bu Bleuler, Burghölzli'den yedi maalesef yıl önce emekli olmuştu. Rezerpinin antipsikotik etkisini keşfeden oğul Bleuler yani Manfred Bleuler değil, baba Bleuler, 4A Bleuler. Kızın Paris'e nakledilinceye kadarki tedavisini Carl Gustav Jung üstlendi. İçine iyice içine.
     Wisconsin'ci Heaton'a, maalesef, eğlendim güldük bitti, takip çalışmasına: Şizofreniye çekirdek bir özellik bulunacağına en deneyimli zeki akademik hekimlerin bile inandığı, ümitlerin tazelendiği doksanlı yıllarda, şizofreninin talaşının altındaki magmaya ulaşıldığı, amaaan çok kötü, evet, zaten homojen bir substrat olduğunu biliyorduk, işte ona nihayet ulaşıldığını, bunun da bilişsel işlevlerin bir alaşımı olduğu zannını güçlendiren çok çalışma yapıldı. Yani şizofreni dediğimiz tırnak beyin hastalığının kapa tırnak altında bilişsel işlev kusurları yatıyordu. Tüh, yatmaya tırnak açsaydık. Öğrenmede, yani yakın bellekte, işlem belleğinde, dikkati canlı tutmada, strateji oluşturmada, gördüğünü kavrama çevirip esas örüntüyü keşfetmede kusurlar. Sereserpe.
     Onların çoğu, örneklemler büyüyüp de gerçek ortalamalara ulaşıldığında--yani gerilendiğinde--anlaşıldı ki, hüsnü kuruntuydu; toparlandılar. Gene de Heaton'ın çalışmasının kıymetli tarafı, akıl hastanelerinde aklın daha da gittiğini göstermiş olmasıdır. En saygın bir dergide, Saykin'in da, gene değerli bir çalışmacı, çok sevdiğim bir bilişsel işlev eserinin yayımlandığı Archives of General Psychiatry'de basılmıştır. Arch Gen Psychiatry, birazdır JAMA Psychiatry adıyla yayımlanmaktadır. Adının değiştiğini öğreninceye kadar ben onu bitti sandım bir süre; unutabileceğim bir üzüntü anısı. Archives... fetişti.