5.07.2014

2. Baykuş

Baykuş çeşitlerini bilir.
          - Bak, bir de puhu kuşu vardır.
          Kafamı çevirsem pencerede bir baykuş göreceğim. Öyle anlatıyor. Puhu, başlı başına bir önerme.  
          - Gelir mi?
          - Gelir mi gelir, diyor, ne söyletmek istediğimi anlamadan. Ben de bilmiyorum. Gelse bir türlü gelmese bir türlü. Göz göze geleceğimiz ânı aklımdan geçiriyorum. İlk bakışmayı atlatsam gerisi kolay olur mu?
          Çok sıcak.
          Her şeyi biliyor, bitkiler ve hayvanlar âlemini... Bitkiler zayıf, sıcak. Hepsi eğri; hepsi el altında. Kışın plastik, mercimek, pamuk seyrettik, ot bekledik.
          Gelsin, ne var ki! Puhu. Gelsin. İlk bakışmadan galip çıkışımı hayal ediyorum. Gagasına bakmazsam...
          - Gagası? Var mı?
          - Var tabii. Kuş, kuuş!
          - Aklı var mı? Aklı?
          - Ouu! Her şeyi bilir o. Her şeyi görür.
          Gagasına bakmazsam, korkmazsam, bir serinlik neşesi bulur muyuz? Evde? Ağustos bitip Nisan. Bun, sıcak, bir de yırtıcı hayvanlar ezdi bizi.
          İkindi ezanı okunuyor.
          - Aziizallah, şefaatiyaaresuulüllah.
          Oraya kadarını söktüm. Sonra, pıspıspısfss gibi bir şey. Fsakhattiim, uzuun kısa kısa uzuun... Ağlar gibi, telaşlı gibi söylüyor, sesi alçalıp yükseliyor, kalınlaşıyor, gözleri devriliyor. Tane tane konuşsa, bana bakarak...
          Puhuyu anlatırmış gibi bastıra bastıra söylese, konuşmayı öğreneceğim. Anlamadan da konuşurum da, onun fısfıslıları değil de kendinden bastırmalıları söylemesi lazım güzelce. Hhk, luu, aazibiii, puhu.
          Aslında puhu değil de adi baykuş gelse var ya, en iyisi. Biraz korku, savaş, sonra yeni. Sıcak da kurur. Kendinden bastırmalı sıcak var.
          Bunun kendi yazı varmış, güzden sonra gelen.
          Daha aslanlarla yılanlara bakacağız.
          - Namazımı kılayım da, diyor.
          Pencerede baykuşu arıyorum.

3. Kumru
4. Kuğu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder