10.07.2013

İşdüşkünü 01 –Günahyığan: Kurt Wallander



Sorumluluğu talep etmiş olmak başarısızlığa özür olmaz, biliyordur. Kurtarma arzusunun sabit kalamadığını, usançtan hışımdan kaçamayacağını da görmüştür; ellisini geçmiş.

Ne var ki, kısır döngü güçlü artık: Boşa çıkan her çabanın telafisi, yeni bir savaş, yeni harcanma.

BBC Henning Mankell'in romanlarından trajik bir karakter çıkarmış, Wallander.

Ben olmasam Ystad halkı ne yapar? sorusunu sorsa kendine—imasız—? İki iyilikten bir son olur: Perişan olurlar, der, çalışır, tükenir, tıkanır, ölür. Ya da, ben olmasam da olur, der, dedektifliği bırakır, biraz soluk alır, tıkanır, ölür.

Bir gün cesedin başında dikilip kaldı, gözleri takılmış, dolmuş, arkadaşı "hayırdır?" diye bakıyor ya da soruyor, bu da diyor ki "hiç anlayamadım neden, şu battaniyedeki desen beni hep acayip hüzünlendiriyor."

Evet, ölür.

Kızı Linda Hanım'ı, mizacı kedere yatkın olmasa masaldan çıkma sanırsınız. Al, görünüşü şu:

Tatlı, çok tatlı. Babasına bakarken daha da güzel gülümsüyor. Ama çoğu zaman acı acı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder