25.09.2011

Hayata Çemkirmek: Mark Ravenhill

“Para medeniyettir , medeniyet de para.” Shopping and F…ing’in sonunda Brian bunu çocuklara belletiyor, ama oyun boyunca beliren, bu vargıyı hazırlayan benzer önermeler var. Diyalogların suratımıza çarpılmasıyla görüşümün bulanmadığını umarak söylüyorum ki, hepsi de ahlâktan bağımsız, yalın … olgular:

- İktidara talip olmaksızın sahibiyle savaşmak zaaftır.


- Davranışın belirlendiğini farz ederek düşünecek olursak diyebiliriz ki, belirleyen kuvvetlerin kolay seçilen suretlerinden biri, paradır.


Londra civarında bilgiyle ya da fikirle, başka yerde imanla ya da aşkla aydınlanmış ve böylece doğru tahmin ya da denetim gücünü elde etmiş kişi, dürtünün iktidarın paranın etkisini sindirebilecek kadar kayıtsızdır. İster İngiliz usulü deneyine sokar, ister kutsal kitaba yazar.


- Özgür irade: Önemine inanmayı isteriz, inanmayı seçebiliriz, ya da tam tersi; ama bu bir mevcudiyet sorusu değildir, var mı yok mu diye tartışılamaz; nihayetinde, mutlak bilimden medet umulamayacak, ahlâki bir meseledir.

Bunlar daha önce söylenmişti, uzun kutsal hikâyelerle, -olabildiğince- kısa güzel sözlerle, vs. .. Mark Ravenhill’in tekrar söylemesi nedendir?

Kanımca, bazı aydınlanmalarını söze dökmeye, tekrar bildirmeye değer bulacak kadar heyecanlanabilmesinden.

Aklından geçirmekle yetinse, hadi arkadaşlarına söylese olmaz mıymış?

Hayır, romantik yazarların zaafı, alışveriş ihtiyaçlarının bitmemesi. Ver malumatı, al hayreti; aşkı söyle, duygudaş topla; orta yerde uzun uzun kamaş, ışığı yansıt, bekle geri dönsün. (Hem belki pek arkadaşı yoktur.)

Suratımıza çarparak söylemesi nedendir? Bildirdiği olguların haşinliğinin edep kaldırmayacağını düşünmüş, tutarlılığı gözetmiş olsa gerek. Tomris Uyar da “pespayeliği göze almayan iyi yazar olamaz” demişti; adabın bir edepsizlik tecrübesi gerektirdiğini kastediyordu herhalde.

Ravenhill’in hayata çemkirmesi, sözünü edeplice değilse de usturubuyla kısaltıyor üstelik; bu malumat enflasyonunda gitgide daha çok sevdiğim bir şey.

Tşk Mark.

22.09.2011

Psikiyatri


“Psikiyatri”, ruh hekimliği anlamına gelir (psyche: ruh, iatros: hekimlik).

Bilimsel tanımlara ve bulgulara dayalı olması beklenen, öyle olduğu farz edilen güncel tıbbın bir dalının “ruh” (psyche) kavramıyla tanımlanmasında bir çelişki olduğu düşünülebilir, çünkü ruh maddi karşılığı tanımlanmamış bir kavramdır.

Psyche sözcüğü, insan doğasına yaşama ölüme ilişkin temel sorulara cevap veren inançlar ve düşüncelerle biçimlenmiştir; başta Antik Yunan kültürü ve Hıristiyanlık olmak üzere, modern bilimden önceki inanç ve düşünce sistemlerinin ürünüdür.

Spirit (İng.): Ruh. İnsanın ölümden sonra var olmaya devam eden özü

Soul (İng.): 1. Ruh 2. İnsanın düşünce ve kişiliğine karşılık gelen özü 3. Can, yaşam enerjisi, dirim

O halde “ruh”, bedenden-maddeden bağımsız bir kavrama, dirimin maddesiz bir karşılığına, hatta bazen kaynağına işaret eder.

O halde psyche (ruh), matematik modellerin keskinliğini hedefleyen mutlak (exact, hard) bilimlerde tanımsızdır; bilgiyle ve düşünsel etkinlikle ilişkisi ise ancak bazı felsefe akımlarına kadar uzanabilir.



Maddeden (bedenden) bağımsız hastalık olabilir mi?